Anasayfa Kurumsal Federasyon Azerbaycan Komisyonlar Galeri Derneklerimiz Linkler İletişim
Kalplerde ve hafızalarda iz bırakan milli lider HAYDAR ALİYEV...

  

“Her bir milletin milli mensubiyyeti onun gurur yeridir. Ben azerbaycanlı olmamla gurur duyuyorum”.

Bunlar Azerbaycanın milli lideri Haydar Aliyeve mahsustur. Dogrusu bu tarz bir fikir söyleyen ve vatanını bu kadar çok seven liderimiz oldugu için ben de gurur duyuyorum. Çocukluk dönemimde her zaman onun konuşmalarını, görüşlerini televizyondan izlerdim. O kadar gurur ve sevinçle televizyondan onu izlerdim ki... O zamanlar devlet başarılı öğrencilere Haydar Aliyev bursu tasis etmişti. Onu kazanmak çok zordu. Çünki çok başarılı olmak lazımdı. Ama onu kazanmak da en büyük bir başarıydı bir öğrenci için. Evde hep söylerdim ki, ben Haydar Aliyev bursunu kazanıcam ve bizzat onu bana İnşallah Haydar baba vericek ve ben en büyük dileyime ulaşıcam. Onunla görüşücem... Benim çocukluğum bu hayalle geçti. Her gün bir az daha derslerime özen gösteriordum. Onun her konuşması bende sanki daha güzel bir ortam oluşturuyordu. Bizler böyle büyüdük. Çünki bir ülkenin böyle gurucusu varsa nasıl olmaldık ki?  Yıl 2003 12 aralık, 15 yaşımdaydım ve sabah erkenden uyanıp 7 buçukta derse gittim. İlk dersimiz başladı ve baktım ki, hocam çok üzgün bir şekilde sınıfa girip selamlaştı. Ve... O acı haberi bize söyledi: “Çocuklar sizinle çok üzücü bir haberi bölüşmek istiyorum. Doğru bir gün gelen bir gün gider. Ama ölümsüz olan insanlar vardır ki, cismi olarak hayatta, yanımızda olmasalar bile onlar her zaman kalbimizde, hafızamızdalar. Bu gün ümummilli liderimizi kaybettik... Devletimizin, milletimizin başı sağolsun...”

O nasıl olduğumu tahmin edemezsiniz... Herhalde sizin de çocukluk hafızanızda böyle bir şey vardı ki, dahiler hiç ölmezler. Ben böyle düşünüyordum. Ben sanıyordum ki, o vefat edemez... O hep bizimle olucak... Çok kötüydüm. Çok sarsılmıştım. Gözlerim dolmuştu... O gün tüm derslerimizde ondan konuşdu hocalarımız... Öğrenci arkadaşlar da onunla ilgili fikirlerini söylediler... Bir ben konuşmadım, konuşamadım... Eve geldim ve onunla ilgili televizyonda reportajlar, filmler izledim... Milletimin nasıl matem tutdugunu izledim... Bir şeyi anladım ki, cismi hayatın bir önemi yok, önemli olan kalplerde, hafızalarda kala bilmektir. Benim liderim de bunu başardı... Şöyle ki, onun vatanım için yaptıklarını çocuktan büyüye her kes biliyor..

Zaten biz, ümummilli liderimiz Haydar Aliyevin 20 Ocak 1990'da SSCB'nin Bakü'de yaptığı kanlı baskın ile ilgili olarak ertesi gün Azerbaycan'ın Moskova'daki konsolosluğunda beyanatla karşı çıkarak, Azerbaycan halkına karşı işlenmiş cinayetin teşkilatçılarının ve faillerinin cezalandırılmasını talep etmesini hiç unutmadık. O, SSCB'nin dağıldığını görerek 1991 Temmuz ayında Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ni terk etmiştir.

1993-deyse o cumhurbaşkanı seçildi... Bundan sonra halkımın kurtuluşu başlıyor...

Aradan geçen bu süreye rağmen Azerbaycan’da gitgide Haydar Aliyev sevgisi çığ gibi büyümektedir. Şöyle ki, ona ait şarkılar, kitaplar çıkıyor. Onun adının verildiği parklar, çatteler, binalar  ve saireler gün geçtikce artıyor. Hemçinin, başka ülkelerde de bunlar var. Onun resmi her bir vatandaşın iş odasında baş köşede asılı... Bundan güzel ne ola bilir ki?

O hukuki devletimizin mühkemlenmesinde çok şeyler yaptı... 1995 yılında anayasamız kabul olundu.  Ülkede işsiz lik azaldı. Kültür, spor, yayın güçlendi. Ermenistanla barış imzalandı.

O hem de Türkiyeyle “Bir millet, iki devlet” ilişkisini ayarttı...  O kardeş Türkiyeyi çox seviyor ve ilişkiye önem veriyordu...

O çocukların dostuydu... Biz ona hep böyle diyprduk: Tüm türk dünyasının babası Haydar baba...

Azerbaycan’ın, ümummilli lider  Haydar Aliyev’in iktidarı ile birlikte kazanmış olduğu siyasal istikrar ve cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte devam eden süreç en başta zikredilmesi gereken avantaj olarak kaydedilmelidir. Bu dönemde Azeri halkının refah düzeyinde, kayıt dışı ekonomiyi de denkleme dahil edersek, çok açık bir iyileşme meydana gelmiştir. Bu pozitif gelişme, başta Bakü olmak üzere ülkedeki büyük kentlerde yapılan küçük bir gezinti ile rahatlıkla anlaşılabilir. Pek çok uluslararası şirketin, ülkede iş yapmak için büro açmaları ve yeni iş alanları oluşturmak için burayı Kafkasya’da merkez haline getirmeleri bu savı desteklemektedir. Kuşkusuz, öncelikle nakit gelire dönüştürülmesi en kolay bir meta olarak petrol ve doğal gaz başta olmak üzere enerji kaynakları gelmektedir. Azerbaycan halkının, tarihsel anlamda göreceli bir özel sektör dinamizmi taşıması, kamu dışında yeni iş alanlarının açılmasını kolaylaştırmakta ve geliştirmektedir. Bununla birlikte yabancı firmalarla da etkin iletişime geçerek ortaklıklar kurma becerisine sahip dinamik bir halkın varlığı, gelecek adına umut verici bir faktördür.

Ümummilli lider Haydar Aliyev iktidarının Azerbaycan’da siyasî istikrarın sağlanmasında önemli faktörlerden birisi olduğu ve 1995’te Aliyev’in ağırlığını koymasıyla hazırlanan “Azerbaycan Anayasası”nın bu istikrarın kurulmasında büyük bir paya sahip olduğu belirtilmelidir. 45 Haydar Aliyev, Sovyet sonrası Azerbaycan’da siyasi istikrara paralel olarak ekonomik istikrarın da sağlanmasında, uluslararası sistemle bütünleşmenin tesis edilmesinde aracılık rolü oynayan en önemli figür olarak algılanabilir. Türkmenistan örneğinde Türkmenbaşı’nın Türklerin çağdaş atası olma misyonunu taşıma iddiası, Azerbaycan’da Aliyev faktörüyle paralellik arz etmektedir. Diğer taraftan Türkiye ve Azerbaycan’ın büyük ölçüde benzer yönlere sahip olmasının Türkiye’de Atatürk, Azerbaycan’da Aliyev eşleşmesini fiiliyata geçirdiği görülmektedir. Aliyev’in, diğer Orta Asyalı akraba devlet başkanlarının söylemlerine benzer şekilde hayatta iken sıkça dile getirdiği ve Türkiye ile yakınlığı ifade eden “Bir millet, iki devlet” yaklaşımı Türkiye vizyonundaki açıklığı göstermiştir.

Aslında Azerbaycan’ın Haydar Aliyev öncülüğünde gerçekleştirdiği ekonomik performans, ülkenin altyapı ve imkânları düşünüldüğünde kaçınılmaz olarak ortaya çıkabilecek bir gelişme sayılmalıdır. Aliyev’i bu denklemde önemli hale getiren “karizmatik kişiliği” ve uluslararası dengeleri ve ülke içi dengeleri okuyabilme yeteneğine sahip olmasıydı...

Bütün pozitif ve negatif yönleri dikkate alınarak yapılacak bir değerlendirmede sonuç ne olursa olsun, Haydar Aliyev ülkesinin sosyo-ekonomik ve politik dönüşümünde ve uluslararası sistemle bütünleşmesinde kilit bir simge olarak, vefatından sonra da varlığını sürdürecektir.

Milli liderimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz... Nur içinde yatsın...

 
Eklenme Tarihi : 10.12.2015
Okunma Sayısı: 1090
 
Yazarın Diğer Köşe Yazıları
 
Arama
Köşe Yazarları
Bakü seyahatim
Bilal Dündar
BİLAL DÜNDAR YENİDEN TADEF BAŞKANI…
Songül Dündar
Azerbaycan’ın bağımsızlığının 25. Yıl Kutl...
veysel kavrayan
Kalplerde ve hafızalarda iz bırakan milli ...
fidan aliyeva
Bağlı Derneklerimiz
Amasya Azerbaycan Türkleri Kültür, Sanat ve Dayanışma Derneği
İstanbul-Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği
Kars Azerbaycan Evi Derneği
Adana Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği
Edirne Azerbaycan Evi Derneği
Çanakkale Azerbaycan Evi Derneği
Balıkesir Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği
Derince Azerbaycan Evi Derneği
İzmir Azerbaycan Kültür Evi ve Dayanışma Derneği
Gebze Azerbaycanlilar Derneği
Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği
Ankara Azerbaycan Evi Derneği
Anasayfaİletişim Site Haritası Atak Mail